5730602167b0a951f4b2f2fa

Ya bir gün yöneticiler yok olursa:’Geleceğin organizasyonel yapısı “Holokrasi”‘

Merhaba,

2007 yılında “Brian J. Robertson” ve “Tom  Thomison’ın” birlikte kurgulamış olduğu  “Holokrasi” modeli özellikle genç ve dinamik organizasyon yapılarında zamanla artış gösteriyor.
Nedir bu holokrasi? Peki yıllardır hepimizin aşina olduğu Hiyerarşiden farkı ne?  Ne gibi yararları olacak? Bu soruların cevaplarını; merak konusu uyandıran bu konuyu, yapmış olduğum araştırmalar ve kendi yorumumu katarak elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım. Şimdi gelin bu soruların cevaplarını ve konu hakkında neler bulup ortaya çıkarmışım birlikte bakalım.

Şimdi diyeceksiniz nereden gelmiş nasıl ortaya çıkmış bu Holokrasi diye aklınızdan geçiriyor olmalısınız. Aynen bu şekilde düşünüyorsanız hemfikre sahibiz demektir. Açıklamaya başlar isek; Örgütsel sistemlere getirilen bir uygulama olan Holokrasi, Yunanca kökenli holo(bütün) ve democracy(insan topluluğu) birleşiminden ortaya çıkmıştır. Holokrasiye “Bütünsel Yönetim” ya da “Yerinden Yönetim” de denilmektedir. Gücü ve yetkiyi geleneksel liderlikten alan bu yeni organizasyon modeli kendi kendini yöneten ve birbiriyle örtüşen “daireler” şeklinde oluşturulmuştur. Güç ve yetkiler tüm çalışanlara eşit olarak dağıtılmıştır. Holokrasi de mevki yoktur. Hoppa Nasıl olacak? Bizi kim kontrol edecek?  Emir ve sorumluluklarımızı kimden alacağız? Ne yapacağız? diye düşündüyseniz heyecan yapmadan devam edelim. Bir yandan sevineceğimiz diğer bir yandan ise ne yapacağımızı bilemeyeceğimiz bir durum aslında. Çalışanlar kendi yönlerini, kendi uzmanlıklarını seçerek ve çalışmak istedikleri proje organizasyonlarında yer alabiliyorlar. Çalışanlara ve ekiplere daha fazla özerklik veriliyor. Böylece herkes kendi sorunları ile kendisinin başa çıkması gerektiğini öğrenmiş oluyor. Yönetimdeki emir komuta zinciri istikrarını yitirir bunun yerini kendini yönetebilen takımlar yerini alır. Takımdaki herkes rollerinden sorumlu olduğu işi yapar ve kararlar ortak olarak alınır.

47511_972016_11241424

İlk bakışta, ”Kendi işimin patronuyum ” gibi bir fikir kulağa hoş gelse de bu  modele çalışanları özellikle de yöneticileri adapte edebilmek hiç te öyle kulağa hoş geldiği gibi olmayacaktır. ABD’li online perakende şirketlerinden birisi olan  Zappos. bir kararla şirketin tüm organizasyon sistemini değiştirmiş, geleneksel kurallarını, şirket içi hiyerarşiyi ve ünvanları kaldırmaya karar vermiş. Bu yeni sistemle beraber 1500 kişilik şirketin, yeniliğe kapalı ve bürokratik olmasının önüne geçmeyi amaçlamıştır. Bu sistem birçok kafa karışıklığına da yol açmış. En basit şekilde herkes kendi işinin patronu olacaksa yöneticiler ne iş yapacaktı değil mi? Yapılacak iki seçenek vardı bu durumda. Birincisi bu değişikliğe yöneticiler ya uyum sağlamalıydı ya da  ikinci seçenek olarak tahmin edebileceğimiz gibi işi bırakmalıydı. Bazı yöneticiler bu sistemi kabul edip kendilerine yeni görevler ararken, çoğu yönetici ise işten ayrılmayı tercih etti. Çoğu yönetici dememin sebebi şirketin %14 nün işten ayrılmış olmasıdır.

 Holokrasi dediğimiz bu bütünsel yönetim;  özellikle e-ticaret, yazılım ve teknoloji firmalarında tercih edilir hale gelmiş durumda. Başka bir örnek verecek olursam; 1996’da holakrosiye geçen bilgisayar oyunu üreticisi Valve gibi uzun vadede yöneticisiz devam eden şirketler sonuçlardan çok memnun olduğu anlaşılmıştır.

İllaki  “Yok canım olur mu öyle şey yöneticisiz şirket olur mu?” diyenler ile  “olmalı, olmak zorunda ” diyenler arasında tartışılacak olan bir konu. Oysa ben günün problemlerini günün çözümlerine bırakmamak lazım diye düşünüyorum. Çünkü benim fikrimi soracak olursanız en verimli, en başarılı organizasyon planının Hiyerarşi veyahut Holokrasi ile değil, her şirketin kendi özüne, kendi durumuna göre tasarlanılmasını ve bir plan yapılması gerektiğini düşünüyorum.

 

Teşekkür ederim bir sonraki blogumda görüşmek dileğiyle…

259 Toplam Goruntulenme Sayisi, 1 Bugunku Okunma Sayisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir